Bunlardan birincisi, Sava Nehrini geçip Varadin’e ulaşmak yönünde, ikincisi ise Tuna Nehrini geçerek, Temeşvar taraflarına doğru gidilmesi yönündeydi. Paşalar Temeşvar tarafına gidilmesi taraftarı idiler. Bu görüşü herkesin desteklemesine rağmen yalnızca Belgrad Muhafızı olan Amcazâde Hüseyin Paşa buraların durumunu daha iyi bildiği için karşı çıktı. Hüseyin Paşa’nın karşı çıkmasından dolayı “siz dahi bir senedir bu serhaddesiz, vâkıf olduğunuz mertebeyi söyleyin” dediler. Hüseyin Paşa kendisine yöneltilen bu sual karşısında “üç senedir gelürsüz gidersüz, küffârdan bir karış yer aldığınuz yok. Bu kadar hazîne itlâf ve asâkir-i İslâm it‘âb olunur, eğer mühimmât-ı levâzımınız tekmîl ise münasip olan Varadin kal‘asın muhâsara eylemek gerekdir” dedi. Ordunun sürekli plansız yapılan mücadeleleri kaybetmesi sonucu yorgun düştüğünü ifade ile birlikte yapılan hataları sıralayan ve savaş stratejisi açısından Varadin taraflarına gidilmesi gerektiği anlamına gelen Hüseyin paşanın görüşleri karşısında Vezîr-i a’zam Elmas Mehmet Paşa “Devlet-i padişahi de her şeyimiz hâzıru âmâdedir” diyerek, Hüseyin Paşa’nın bu sözlerine itiraz etti. Hüseyin Paşa’nın Varadin’i tavsiye etmesine karşılık, Temeşvar Valisi olan Cafer Paşa ise Temeşvar taraflarına gidilmesi hususunda ısrarcı oldu[7].
Amcazade Hüseyin Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Amcazade Hüseyin Paşa etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
5 Mayıs 2019 Pazar
Viyana Müzesinde Bulunan Osmanlı Mührünün Hazin Hikayesi / The Story of the Ottoman Seal in the Vienna Museum
Bunlardan birincisi, Sava Nehrini geçip Varadin’e ulaşmak yönünde, ikincisi ise Tuna Nehrini geçerek, Temeşvar taraflarına doğru gidilmesi yönündeydi. Paşalar Temeşvar tarafına gidilmesi taraftarı idiler. Bu görüşü herkesin desteklemesine rağmen yalnızca Belgrad Muhafızı olan Amcazâde Hüseyin Paşa buraların durumunu daha iyi bildiği için karşı çıktı. Hüseyin Paşa’nın karşı çıkmasından dolayı “siz dahi bir senedir bu serhaddesiz, vâkıf olduğunuz mertebeyi söyleyin” dediler. Hüseyin Paşa kendisine yöneltilen bu sual karşısında “üç senedir gelürsüz gidersüz, küffârdan bir karış yer aldığınuz yok. Bu kadar hazîne itlâf ve asâkir-i İslâm it‘âb olunur, eğer mühimmât-ı levâzımınız tekmîl ise münasip olan Varadin kal‘asın muhâsara eylemek gerekdir” dedi. Ordunun sürekli plansız yapılan mücadeleleri kaybetmesi sonucu yorgun düştüğünü ifade ile birlikte yapılan hataları sıralayan ve savaş stratejisi açısından Varadin taraflarına gidilmesi gerektiği anlamına gelen Hüseyin paşanın görüşleri karşısında Vezîr-i a’zam Elmas Mehmet Paşa “Devlet-i padişahi de her şeyimiz hâzıru âmâdedir” diyerek, Hüseyin Paşa’nın bu sözlerine itiraz etti. Hüseyin Paşa’nın Varadin’i tavsiye etmesine karşılık, Temeşvar Valisi olan Cafer Paşa ise Temeşvar taraflarına gidilmesi hususunda ısrarcı oldu[7].
Boğazlardaki Tehlike Yeni Bir Durum Değil
Amcazade Hüseyin Paşa yalısına Sardunya bandıralı bir geminin çarpması hakkında. (HR.MKT.115_h.10.X1.1271 / m.25 .07.1855)
İstanbul ve Çanakkale Boğazı dünyada gemi trafiğinin en yoğun yaşandığı yerlerden birisidir. Bilhassa İstanbul Boğazı sık sık gemi kazaları ile gündeme gelmektedir. Gemilerin yalılara çarpması ve kazaların meydana gelmesi yeni bir hadise değildir. 1855 tarihinde Sardunya bandıralı gemi İstanbul'un en önemli ahşap yapılarından birisi olan Amcazade Hüseyin Paşa yalısına çarparak yalıda hasar meydana getirmiştir.
Bu iki boğaz aynı zamanda tarihi süreçte egemenlik ve hakimiyet mücadelesine de sahne olmuştur ve olmaktadır. Birçok devlet boğazlar üzerinde hak iddia etmektedir. I. Dünya savaşı sonrası Osmanlı Devleti boğazlar üzerindeki egemenlik haklarını kaybetmiştir. Daha sonra imzalanan Lozan Antlaşması ile uluslararası bir statü kazanan boğazlar, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile kısmi de olsa Türkiye'nin kontrolüne bırakılmıştır. Bugün Boğazlar savaş zamanı dışında gemi trafiğine kapatılmamaktadır. Aynı zamanda Boğazlardan geçiş ücretsizdir.
Turkish Straits have been the scene of the many struggle for during the historical process among many countries. Many states claimed rights over the straits. After World War I, the Ottoman Empire lost its sovereignty rights over the straits. After the Lausanne the straits have been international status. Turkish Government took a control over the Istanbul and Dardanelles after the Monteux Convention.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
