Abdülhamit_II etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Abdülhamit_II etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Temmuz 2019 Pazar

Bir Seyahat Klasiği Daha Yok Olmak Üzere

Tarih boyunca yollar, yolcular ve kervanlar hep önemini korumuştur. Hatta kervanlar kültürlerarası iletişimin en önemli aktörlerinden birisi olmuşlardır. Bu kervanlar İslamiyet’in yayılmasında da büyük öneme sahiptirler. Herhalde Tarih derslerinde Arap tüccarlar sayesinde birçok kişinin İslamiyet ile şereflendiğini öğrenmişsinizdir. Son yıllarda her tarafı saran sanal ve dijital dünyanın her şeyi bir kara delik gibi içine çektiği çağımızda, sanallaşma ve dijitalleşmeye inat, yollar ve yolcular önemini korumaya devam etmektedir.

5 Mayıs 2019 Pazar

Çağını Aşan Sultan’dan Çağını Aşan Projeler

Otuz dördüncü Osmanlı padişahı olarak Osmanlı tahtına oturan Sultan II. Abdülhamid Han’ın tahta geçtiği yıllar Osmanlı Devleti’nin en zor yıllarıdır. Bu dönemi sadece Osmanlı Devleti için değil tüm dünya için zor bir başlangıcın miladı olarak da kabul edebiliriz. Başta Rusya, İngiltere, Fransa ve Almanya olmak üzere düvel-i muazzama Osmanlı coğrafyası üzerinde siyasi rant peşine düşmüşlerdir. Bu durumun farkında olan II. Abdülhamid Han dâhiyane bir siyaset ile 33 yıllık saltanatı boyunca bu devletleri Osmanlı topraklarından uzak tutmayı başarabilmiştir. Fakat Sultan II. Abdülhamid’in, mahiyeti bugün bile hala anlaşılamayan bir darbe sonucu, tahttan uzaklaştırılması emperyalist güçlerin işini kolaylaştırmaktan başka bir yarar sağlamamıştır.
II. Abdülhamid’den sonra ülke yönetimine el koyan ittihatçıların, siyasi dehadan yoksun olmaları bir yana, devleti idare edebilecek kabiliyetleri bile yoktu. Abdülhamid bu durumu “hâkimiyet çocukların eline geçti. Korkarım ilk yapacakları iş imparatorluğu batırmak olacaktır” şeklinde özetlemiştir. Zaten bu gerçek kısa sürede anlaşılmıştır. Çünkü Meşrutiyet’in ilk yıllarında Bulgaristan Osmanlıdan ayrıldı. Girit Adası Yunanistan’a bağlandığını ilan etti. Akabinde Trablusgarp ve Balkan savaşı patlak verdi. Bu savaşların acıları dinmeden Osmanlı kendini birden I. Cihan harbi içerisinde buldu. Koskoca cihan devleti kısa sürede tasfiye edildi.