Orta Doğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Orta Doğu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ocak 2020 Pazartesi

Fransa'nın Orta Doğu'daki Uzun Vadeli Emelleri


Fransızların Orta Doğu üzerindeki su-i emelleri yeni bir hadise değildir. Ne birinci dünya sırasında gelişmiştir ne de daha sonra,  ne de hemen öncesinde. Çok öncesinden Orta-Doğu üzerinde hakimiyet kurmak için çalışma yürütmüşlerdir. Bunu XVII. yüzyıla kadar götürebiliriz. Fakat XIX. yüzyılda bu emelleri yoğunlaştır. Bu konu ile ilgili birçok örnek ve belge sunabiliriz. Fakat şimdilik XIX. yüzyılın sonlarına aiti bir belge sunmakla yetinelim. 

Beyrut valisinin 7 Ocak 1894 tarihli Ticaret ve Nafia Nezaretin yazdığı bir yazıdan Fransa’nın bölge üzerindeki uzun vadeli siyasi emellerini açıkça anlayabiliyoruz. Vali Fransızların bölge üzerindeki emellerine dikkat çekerek Birecik Şimendüfer hattını Cebel-i Lübnan sınırlarında bulunan Riyak’tan geçmemesi için faaliyette bulunduklarını ifade etmektedir. Daha sonraki yıllarda meydana gelen gelişmeleri dikkate aldığımız zaman bu tespitin ne kadar isabetli olduğunu anlayabiliriz. 


11 Haziran 2019 Salı

Orta Doğu'nun Değişmeyen Makûs Talihi

Orta Doğu, kültürlerin ve dinlerin kesişme noktasında bulunmaktadır. Bu konumu itibari ile her devirde güç mücadelelerine sahne olduğu gibi şimdi daha fazla olmaktadır. Bugün bölgenin stratejik konumu eskiye nazaran tamamen farklılaşmış durumdadır. Nitekim yeni ittifak ilişkileri de bölge sınırlarını aşan bir boyutta ortaya çıkmaktadır. Orta Doğu ile birlikte Türkiye’nin bulunduğu coğrafya, dünyanın en stratejik noktalarından birsidir. Orta Doğu, Mackinder tarafından ortaya atılan “Kara Hâkimiyet Teorisi” ve Spykman tarafından ortaya atılan “Kenar Kuşak Teorisi” ve diğer bir takım dünya hâkimiyet teorilerinin tam merkezinde yer almaktadır. Bu teorilere göre Orta Doğu’ya hâkim olan devletler tüm dünyaya hâkim olabilmektedir. Yani Türkiye, Türk Dünyası ve Orta Doğu’ya hâkim olmak tüm dünyaya hâkim olmakla eş değerdedir.